arama

İş Nasıl Aranır, İş Başvurusundan Önce ve Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

iş ararken dikkat edilmesi gerekenler
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Muhammed Yusuf Şehitoğlu Muhammed Yusuf Şehitoğlu

İş arama konusunda bilmeniz gereken en önemli kuralları bulabileceğiniz bu yazımızda iş nasıl aranır sorusuna ilişkin değerli bilgilere ulaşacaksınız.

İş başvurusunda bulunduysanız ancak umduğunuz ya da hak ettiğinizi düşündüğünüz sonucu alamıyorsanız bir adım geri atıp iş arama tekniğinizi gözden geçirmenizde fayda var. İş arama sürecinde yaklaşımlarınızın doğruluğunu sürekli olarak değerlendirmek son derece önemlidir.

İş Arama ve Başvuru Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

iş arama yaparken dikkat edilmesi gerekenler

İş arama sürecinde pek çok kişi için en büyük zorluk, hangi davranışların daha fazla hangi davranışların daha az yapılacağını bilmemektir. Burada en önemli nokta deneyimlerinizden yaptığınız çıkarımları diğer insanlardan öğrendiklerinizle bir araya getirmek ve yaklaşımınızı buna göre ayarlamaktır.

Bu konuda yazılmış tavsiyeleri okumak, ailenizden ya da arkadaşlarınızdan destek almak, potansiyel işvereninizden samimi bir geri bildirim istemek size yardımcı olabilir. Bazen insanlardan aldığınız geri bildirimler duyulması en son şeyler olabilir. Ancak gerçekçi değerlendirmeler rotanızı daha doğru biçimde planlamanız açısından son derece değerlidir. Peki, iş ararken hangi davranışlardan kaçınmalısınız? Yazımızın devamında bu konuyu ele alıyoruz.

1- Uçarı Sosyal Medya Hareketlerinden Kaçının

Uçarı Sosyal Medya Hareketlerinden Kaçının

Kabul etseniz de etmeseniz de sosyal medya hareketleriniz istediğiniz işe girip girememenizde rol oynayabilir. Bir işveren başvurunuzu aldıktan sonra sizinle ilgili daha fazla bilgi edinmek için sosyal medya hesaplarınızı kontrol edebilir. Hesaplarınız sosyal kişiliğiniz hakkında bilgi verebilir.

Bu sebeple sosyal medya hesaplarınızı mümkün olduğunca gizli tutmak ve sergilediklerinizin sizi samimi, ulaşılabilir ve mantıklı gösterdiğinden emin olmak iyi bir fikirdir. Örneğin, profil resminizde sarhoşken çekilmiş bir fotoğrafınızın olması ya da masa başında dans ederken çekilmiş bir resim çoğu zaman kabul görmez.

Buna ek olarak eğer bir LinkedIn profiliniz bulunmuyorsa hemen bir tane edinmenin tam zamanı. Bir LinkedIn profili çoğu zaman kişinin özgeçmişinin daha dürüst bir kaydı olarak görülür. Çünkü LinkedIn profili herkes tarafından görülebilir. İşverenlerin bir kişinin özgeçmişini ve ön yazısını LinkedIn profili ile birlikte incelemeleri olağandır.

Eğer bir LinkedIn profiliniz yoksa insanlar sizin hakkınızda daha tereddütlü davranabilirler. Sakladığınız bir şeyler olduğu düşünülebilir. Bu da sizi dezavantajlı bir konuma getirir. Özellikle teknolojik trendlere ayak uyduramayan bir aday izlenimi oluşturmamanız açısından LinkedIn profili önemlidir.

2- Reklamınızı İyi Yapın

Reklamınızı İyi Yapın

Mütevazı olmakta yanlış bir şey yoktur. Ancak söz konusu durum bir iş arama ya da başvurusu ise tüm becerilerinizi yansıtmanız ve kendinizi olabildiğince parlak biçimde tanıtmanız gerekir. Geçmişinizde mutlaka bir şekilde faydalı beceri ve deneyimler edinmişsinizdir.

Hasta bir aile üyesine baktığınız için son beş yıldır çalışamamış olabilirsiniz. Bu duruma “işsiz kalmak” olarak bakmamalısınız. Yardım ve bakıcılık becerilerinizi geliştirmiş olduğunuzu düşünmelisiniz. Uzun süre hasta bir kişiye bakmış olmak size baskı altında sakin kalma, esneklik, empati ve iletişim becerileri kazandırmış olabilir ki bu beceriler işverenler için oldukça önemlidir.

Her deneyiminin bir değere sahip olduğunu ve geçmişinizin size sandığınızdan çok daha fazla değer kazandırdığını unutmadan kendinizi tanıtırken çekingen davranmamanız tavsiye edilir. Kendi tanıtımınızı yapmadan önce hangi aktarılabilir becerilere sahip olduğunuz konusunda uzun uzun düşünmelisiniz.

3- CV’nizde Dilbilgisi Hatalarından Kaçının

CV’nizde Dilbilgisi Hatalarından Kaçının

Sandığınızdan çok daha fazla özgeçmiş ve ön yazı yazım ve dil bilgisi hatası içerir. Ancak bu başvurunuzu inceleyen işverenin dikkatini kaybetmenin en hızlı yoludur. Pek çok işveren, işi ile gurur duyabilen, işi ile oldukça ilgili ve ayrıntılara dikkat eden bir personel ile çalışmak ister. İşe alınmadan önce davranışlarınızla bu özelliklerinizi mümkün olduğunca iyi bir şekilde yansıtmanız gerekir. Farklı bir iş arama ya da kendi alanınızla ilgili bir iş arama sürecinde buna da dikkat etmeniz gerekir.

Eğer özgeçmişinizde ya da ön yazınızda dilbilgisi ve yazım hataları varsa işveren başvurunuzu gözden geçirmeye zaman ayırmadığınız için yeterince ciddiyet sahibi biri olmadığınız fikrine kapılacaktır. Bu yüzden başvurunuzu göndermeden önce en az iki kere kontrol etmeniz tavsiye edilir. Öncelikle bir aile üyesinin ya da bir arkadaşınızın okumasını da sağlayabilirsiniz.

4- Tüm Şirketler İçin Aynı Özgeçmişi Kullanmayın

Tüm Şirketler İçin Aynı Özgeçmişi Kullanmayın

İşverenler şirketleri için çalışmak isteme sebebinizi ve ilgili pozisyona ne gibi olumlu katkılar sağlayabileceğinize dair ayrıntıları duymak isterler. Bu yüzden başvurduğunuz her şirkete aynı genel başvuruyu göndermemeniz gerekir. Başvurularınızı farklı şirketlerdeki ilgili pozisyonlara uyarlamak için zaman ayırmamanız işverenlerin dikkatini yitirmenize neden olabilir. Bu durumda başvuru sürecinin bir sonraki aşamasına geçemezsiniz.

Buna ek olarak pek çok kişi ön başvurusunda neden şu veya bu şirkete değil de o şirkete başvurduklarını çok açık biçimde özetleyen özgeçmiş ya da ön yazı gönderebiliyor. Bu gibi özgeçmişler genellikle reddediliyor. Bu yüzden başvurunuzu yaparken farklı pozisyonlara göre yaptığınız uyarlamaların yerinde olduğuna dikkat etmelisiniz. İş arama konusunda buna da son derece dikkat etmelisiniz.

Çok sayıda işverenle yüz yüze mülakat için mücadele ederken bu kadar fazla özgeçmiş türevi ya da öz yazı ile uğraşmak size yük gibi gelebilir. Ancak gerçekten düşünülerek hazırlanmış ve pozisyonla ilgili beceri ve deneyimleri anlatan iyi bir özgeçmiş ile başvurduğunuz şirket hakkında araştırma yaptığınızı gösteren bir ön yazı için fazladan bir saat harcamak kesinlikle daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

5- Ön Yazı Eklemeden Başvuru Yapmayın

Ön Yazı Eklemeden Başvuru Yapmayın

İş arama konusunda dikkat edilmesi gereken bir diğer kural, iş başvurularına ön yazı eklememek pek çok kişinin içinde bulunduğu hatalardan biri. Ancak bir ön yazınız olmaması işverenlerin başvurunuzu okumadan reddetmesine sebep olabilir. Bir ön yazı işverenle doğrudan konuşma ve işverene iş için uygun olmanızın temel sebebini kısaca anlatmanın tek yoludur.

Sahip olduğunuz aktarılabilir becerilerin ana hatlarını öz yazınız ile çizersiniz. Ön yazı işverene neden ilgili pozisyonda çalışmak için heyecan duyduğunuzu söyleme şansınızdır. Üstelik iyi bir ön yazı başvuru yapan yüzlerce kişi arasından sıyrılmanızı da sağlayabilir.

6- CV’nizdeki Boşlukları Gizlemeye Çalışmayın

CV’nizdeki Boşlukları Gizlemeye Çalışmayın

Özgeçmişinde boşluklar bulunan bir tek siz değilsiniz. Bu inanılmaz derecede yaygın bir durum. Özgeçmişteki boşluklar, bizzat hastalık ya da kaza geçirmiş olmanız, hasta bir aile üyesine bakmanız ya da seyahate çıkmış olmanız gibi durumlardan kaynaklanabilir.

Boşluklar genellikle referans kontrolleri sırasında ya da yüz yüze mülakat aşamasında ortaya çıkabilir. Bu yüzden çalışma hayatınızdaki kesintiler konusunda dürüst ve açık olmanız her zaman daha iyidir. İş arama konusunda bu ayrıntıya da dikkat edin.

Özgeçmişinizdeki herhangi bir boşluk için kendinizden emin ve makul bir açıklama yapabildiğiniz sürece bu boşlukların aleyhinize olması pek söz konusu değildir. Ancak boşlukları saklamaya çalışmanız ve yakalanmanız size pozisyonu doğrudan kaybettirebilir. Üstelik sakladığınız boşluğun işverenin radarına yakalanmasından sonra defalarca kez özür dilemeniz bu boşlukların işveren gözünde daha büyük problem haline gelmesine neden olur.

7- Profesyonel Olmayan Bir e-Posta Adresi ve Sesli Mesaj Kullanmayın

Profesyonel Olmayan Bir e-Posta Adresi ve Sesli Mesaj Kullanmayın

Küçük bir şey gibi görünebilir fakat işverenlerin sizi ciddiye almasını istiyorsanız uygunsuz ve profesyonel olmayan bir e-posta adresi ya da sesli mesaj kullanmamalısınız. Bunları kişisel kullanımınıza ayırmak daha doğru bir seçenek olacaktır. Ancak işverenlere size ulaşabilecekleri daha profesyonel adres isimleri ve telefon numarası vermeniz daha doğrudur.

Mantıklı bir e-posta adresiniz yoksa iyi haber şu ki, yeni bir e-posta hesabı oluşturmak oldukça hızlı ve kolay. Şebekeniz tarafından sağlanan ve profesyonel olmayan bir sesli mesaj kullanıyorsanız ya da sesli mesajınızı kendiniz kaydettiyseniz en azından iş aramanız sona erene kadar kişiselleştirilmiş sesli mesajınızı devre dışı bırakabilirsiniz.

8- CV’nizde Uzun Paragraflar ve Anlatımlardan Kaçının

CV’nizde Uzun Paragraflar ve Anlatımlardan Kaçının

İşverenler yalnızca bir iş ilanı için yüzlerce başvuru alabilir. Ancak başvuruların hepsini incelemek için sınırlı bir süreye sahip olacaklardır. Bu, başvuruları gözden geçirecekleri ancak yalnızca bir sonraki kısa listeye girenlerin özgeçmişlerini daha ayrıntılı biçimde inceleyecekleri anlamına gelir.

Bu yüzden CV’nizi mümkün olduğunca kısa tutmanız ve yakın geçmişinize ait beceri ve deneyimlerinizin ayrıntılarına yer vermeniz çok önemlidir. Potansiyel işverenin dikkatini çekmek için yalnızca birkaç saniyeniz olduğunu unutmamalısınız.

Dikkat çekmenin en iyi yolu özgeçmişinizi iki sayfadan daha uzun tutmamak ve özellikle uzun paragraflar kullanmaktan kaçınmaktır. Uzun paragraflar yerine beceri ve deneyimlerinizi kısa cümlelerle maddelendirmeyi deneyin. Bunu yapmak CV’nizi daha güçlü ve özlü kılar. Yeni bir iş arama konusunda bunu da mutlaka dikkate alın.

9- Fırsatları Kendiniz Yaratmayı Deneyin

Fırsatları Kendiniz Yaratmayı Deneyin

İş arama konusunda yalnızca çevrimiçi iş ilanı panolarındaki fırsatlarla ilgilenmeniz tavsiye edilmez. Bir şirkette çalışıp çalışamayacağınızı bilmek için ilgili şirket tarafından yapılacak ilanı beklemeniz gerekmez. Örneğin şirkete birkaç spekülatif e- posta gönderebilirsiniz. Bu bir pozisyonun reklamı yapılmadan önce kapıdan adım atmanızı sağlar ve gelecek işe alımlarda şirketi karar verme konusunda yönlendirebilir.

Öncelikle çalışmaktan keyif alacağınızı düşündüğünüz şirketlerin listesini yaparak işe başlayabilirsiniz. Sonrasında bu şirketlerin her birine neden birlikte çalışmak istediğinizi ve ekiplerine neler kazandırabileceğinizi açıklayan kişiselleştirilmiş bir not yazarsınız. Bu yaklaşımınız işverene özellikle onları arayan proaktif bir kişi olduğunuzu gösterir. Şirkette hali hazırda açık bir pozisyon olmasa bile ihtiyaç olduğunda sizinle iletişime geçmeleri çok daha olasıdır.

Bunların yanı sıra sizi sektörde daha tanınır kılacak bağlantılarınızı kullanmayı da deneyebilirsiniz. Sizi çalışmak istediğiniz şirkette çalışan insanlarla tanıştırabilecek biri olup olmadığına daha yakından bakmanız tavsiye edilir.

Eski meslektaşlarınız ya da arkadaşlarınızla bağlantı kurmayı deneyebilirsiniz. Bunu yaparak bir işe girmek için kendiniz bir fırsat yaratmış olursunuz. Oysa sizin için yaratılmasını beklediğiniz fırsatların ne zaman ortaya çıkacağını asla bilemezsiniz.

Ayrıca yaşadığınız bölgede düzenlenen herhangi bir iş fuarına katılarak ağınızı genişletebileceğinizi de unutmayın. Bu sayede işverenlerle yüz yüze tanışabilir ve bir dizi farklı endüstri profesyoneliyle bağlantı kurabilirsiniz.

10- Tüm Yumurtaları Tek Sepete Koymayın

Tüm Yumurtaları Tek Sepete Koymayın

İyi bir şirketin mükemmel bir pozisyonu için ilan bulmuş ve mükemmel başvuruyu hazırlamak için saatlerinizi hazırlamış olabilirsiniz. Muhtemelen başvuruyu işe alınmanız gerektiğini düşünerek gönderdiniz.

İş arama sürecinde umutlu ve pozitif kalmak oldukça önemli. Ancak belli bir iş başvurusuna çok fazla bel bağlamamak daha faydalı olacaktır. Eğer bunu yaparsanız gerçekten harika başka fırsatları kaçırabilirsiniz.

Bu yüzden her bir iş başvurusunu açık bir kapı gibi düşünün. Bu, seçeneklerinizi artırma konusunda kendinize güvenmenizi sağlar ve dolayısıyla da beklediğiniz yanıtı alma şansınızı artırmaya yardımcı olur.

11- Reddedilmek Arama Sürecinizi Olumsuz Etkilemesin

Reddedilmek Arama Sürecinizi Olumsuz Etkilemesin

Bir iş başvurusu yaptıktan sonra reddedilmek hayal kırıcı olabilir. Ancak hayal kırıklığınızın sizi ilerlemekten ve bir sonraki fırsatı kovalamaktan alıkoymasına izin vermemeniz gerekir. İlgili şirketten ret aldığınızda başvurunuzun neden reddedildiğine dair geri bildirim isteyin.

Bu geri bildirimi hatalarınızı gidermek ve ilerlemek için kullanabilirsiniz. Bu geri bildirim devam eden iş arama sürecine daha doğru yaklaşımlarla odaklanmanızı sağlayabilir. Size reddediliş sebebiniz ile ilgili geri bildirim verilemiyorsa endişelenmenize gerek yoktur.

Üstelik reddedilme kaçınılmazdır ve herkes o veya bu şekilde yaşamının belli bir döneminde reddediliyor. Önemli olan ilerlemeye devam edebilmektir. Bir kapı kapandığında diğeri açılır mantığıyla hareket ederek yaşadığınız duygusal karmaşayı, başvuru görüşme tekniklerinizi iyileştirmek için kullanın. Yoğun negatif duygularınızı sizi ileriye götürmek için gerekli olan arzuya dönüştürmek sizin elinizde.

12- CV’nizde Anahtar Kelimeler Kullanın

CV’nizde Anahtar Kelimeler Kullanın

İşverenlerin ya da işe alım görevlilerinin adayda aradıkları beceri ve deneyimlere filtre uygulayabildikleri ve özgeçmiş veri tabanlarında anahtar kelime araması yapabildikleri biliniyor. Birçok özgeçmiş sitesi buna izin veriyor. Satış müdürü arayan bir şirketin “iş geliştirme” “satış müdürü” “müşteri hattı” gibi anahtar kelimeleri aratabilmesi son derece olası. Siz de mesleğin ön plana çıkan anahtar kelimelerini CV’nize yerleştirebilirsiniz. Mesleğinizde fazla deneyime sahip olmanız anahtar kelimeleri cümle içine yerleştirmenizi kolaylaştıracaktır. İş arama konusunda buna da dikkat ederek adım atın.

Son olarak, iş bulma konusunda tüm doğru yaklaşımları izleseniz bile fırsatın gelmesi zaman alabilir. Bu gibi durumlarda olumlu kalmaya çalışarak her bir sonraki başvurunuza aynı enerji ve coşkuyla yaklaşmanız tavsiye edilir. Pozitif kalmak pozitif dönüşler almanızı sağlayabilir.

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.